Dini sohbet islami sohbet islami bilgi portali
Duyurular:
 
*
Merhaba, Ziyaretçi. Lütfen giriş yapın veya üye olun. 05 Eylül 2010, 20:14:08


Kullanıcı adınızı, parolanızı ve aktif kalma süresini giriniz


Sayfa: [1] Aşağı git
Konu: Allah’ı görürcesine iman etmek!  (Okunma Sayısı 97 defa)
0 Üye ve 1 Ziyaretçi konuyu incelemekte.
« : 15 Ekim 2009, 08:38:28 »
profilGuLSu
Müminin Neşesi Yüzünde Hüznü Kalbindedir.....
Kıdemli Üye
****

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 418
Karizma Özellikleri
GuLSu Üyelik Bilgileri
« : 15 Ekim 2009, 08:38:28 »

Allah’ı görürcesine iman etmek! 18 Eylül 2007
 
 
Doç.Dr. Nihat HATİPOĞLU
 
 İslamın ilk yıllarındayız. Hz. Peygamber (sav) İslam’ı öğretmek için gayret içindedir.

Bir gün hiç beklenmeyen bir misafir Peygamberimizin huzuruna girer. Hz. Ömer’in deyimiyle genç, düzenli, güzel giyimli, uzaktan geldiği belli olan ama üzerinde yolculuk izleri taşımayan bir delikanlı.

Gelir, Peygambere yaklaşır, diz çöker, dizini Peygamberimizin dizine dayar ve sormaya başlar.

Sorularından birisi "İman nedir?" şeklindedir.

Peygamberimiz imanı şöyle tanımlar:

"Allah’a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Ahiret gününe, Kadere, Hayır ve şerrin kullar tarafından seçilse de Allah tarafından yaratıldığına iman etmektir."

Adam, "Doğru söyledin" diyerek "Peki İslam nedir?" diye sorar bu sefer.

Hz. Peygamber:

"Kelime-i şehadet getirmen (Eşhedü enlá ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu=Şahitlik ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, (Hz.) Muhammed (sav) O’nun kulu ve elçisidir!), günde 5 vakit namaz kılman, ramazan orucunu tutman, malının zekátını vermen, ömründe bir kez hacca gitmendir" der.
 
Adam yine "Doğru söyledin" der ve bu sefer de, "İhsan nedir?" diye sorar.

Peygamberimiz ihsanı şöyle tanımlar:

"Yüce Allah’a, O’nu görüyormuşcasına ibadet etmendir. Zira sen O’nu göremesen de, O seni görür!"

Adam yine tasdikler ve çıkar gider.

Hadiseyi hayretle izleyen Hz. Ömer bu ender görülen olayla ilgili izlenimini şöyle ifade eder:

"Biz bu adamın sorularına ve tavırlarına şaşırdık. Zira her sorunun akabinde sanki öğretiyormuş gibi ’doğru söyledin’ diyerek Peygamber Efendimizi tasdik ediyordu."

Peygamberimiz olayı şaşkınlıkla izleyenlerin meraklarını gidermiş ve şöyle demiştir:

"Bu Cebrail idi. Size dininizi öğretmeye gelmişti."

Cebrail’in bazen insan şeklinde geldiğini, özellikle de cennet ve rahmet ile ilgili ayetler indirdiğinde bu şekle büründüğünü biliyoruz.

Burada iman ve amelimizi, inanç ve ibadetimizi test edeceğimiz bir ölçünün, sarrafın önündeki hassas terazi gibi önümüze konduğunu görebiliyoruz.

İhsan makamına doğru yücelme, Allah ile muhteşem bir bağ kurma, O’nun her an bizi gördüğünün şuuruna varma!

Dinin amacı ve günahın kırılma noktası bu olsa gerek.

Sen O’nu görmüyorsun, ama O seni görüyor.

Sen unutuyorsun, ama O unutmuyor.

Sen aldatabiliyor, aldanabiliyorsun, ama O aldatmıyor da, aldanmıyor da.

Sen başkasından gizleyebiliyorsun, ama O’ndan gizleyemiyorsun.

Sen zihninden geçiriyorsun, O anında okuyor.

Farkına bir varabilsek! Ortada muhteşem bir mekanizma var... Biraz irkilsek ve düşünsek, "Allah tarafından hesaba çekilmeden önce, sen kendini hesaba çek!" ilkesini hatırlasak!

İman ve İslam derecelerinden ihsan zirvesine çıkabilmek için bu zihni ve kalbi sorgulamanın çok ciddi tarzda, hayatımızın her saniyesine dağılması gerekir. Sadece camide, mübarek günlerde, ihtiyaç halinde, bir musibet ve bela karşısında değil, hayatın zevklerine ölçüsüzce dalındığında bile yanıbaşımızda olması gerekir.

Dinimizin uygulatmaya çalıştığı ihsan makamı, imandaki bağımsızlığın cehennem korkusu veya cennet beklentisinin çok ötesinde tam bir teslimiyet ve sevgi merkezine oturtabilmekle elde edilebileceğini göstermekte.

Menfaat veya bir karşılık gelsin diye değil, sadece O razı olsun diye O’na yönelmek...

Menfaati hak edeceksen, zaten o gelip seni bulacak. Bu konuda kul, Rabbi ile içten ve sessiz bir pazarlık içinde olmamalıdır. Zira pazarlık, güvensizliği gösterir, emin olmamayı gösterir. Emin olunmayan bir durumda imandan bahsedilebilir mi?

Hz. Peygamber’in şu zarif ve berrak duası konunun özeti:

"Allahım! Sana teslim oldum. Ben sana inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim!"

Başkasına değil, ötesine hiç değil!

Ve yine İbni Abbas’ın Peygamber Efendimizden bir nakli:

"Allah’ın buyruklarını gözet ki, Allah da seni gözetip korusun.

Allah’ın rızasını her işte önde tut ki, O’nu önünde bulasın.

Bir şey isteyeceksen Allah’tan iste. Yardım dileyeceksen Allah’tan dile!

Ve bil ki, bütün bir ümmet toplanıp sana fayda sağlamaya çalışsalar, ancak Allah’ın senin için takdir ettiği faydayı sağlayabilirler.

Yine, eğer bütün ümmet sana zarar vermeye kalksa, ancak Allah’ın senin hakkında hükmettiği zararı verebilirler!"

Ramazanın renkleri

Ramazan ayı tüm Müslüman áleminde her açıdan bir canlılık dönemi aynı zamanda. Camilere mahyalar takılır, ticari yaşam hareketlenir, sosyal yaşam daha eğlenceli ve renkli hale gelir.

"Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır." (Bakara: 277)

Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır ki:

"  Gündem
   
 
 
 
 
 
 
 Önceki Haber      Sonraki Haber 
 
 
 
 
Allah’ı görürcesine iman etmek! 18 Eylül 2007
 
 
Doç.Dr. Nihat HATİPOĞLU
 
 İslamın ilk yıllarındayız. Hz. Peygamber (sav) İslam’ı öğretmek için gayret içindedir.

Bir gün hiç beklenmeyen bir misafir Peygamberimizin huzuruna girer. Hz. Ömer’in deyimiyle genç, düzenli, güzel giyimli, uzaktan geldiği belli olan ama üzerinde yolculuk izleri taşımayan bir delikanlı.

Gelir, Peygambere yaklaşır, diz çöker, dizini Peygamberimizin dizine dayar ve sormaya başlar.

Sorularından birisi "İman nedir?" şeklindedir.

Peygamberimiz imanı şöyle tanımlar:

"Allah’a, Meleklerine, Kitaplarına, Peygamberlerine, Ahiret gününe, Kadere, Hayır ve şerrin kullar tarafından seçilse de Allah tarafından yaratıldığına iman etmektir."

Adam, "Doğru söyledin" diyerek "Peki İslam nedir?" diye sorar bu sefer.

Hz. Peygamber:

"Kelime-i şehadet getirmen (Eşhedü enlá ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve resuluhu=Şahitlik ederim ki, Allah birdir ve yine şehadet ederim ki, (Hz.) Muhammed (sav) O’nun kulu ve elçisidir!), günde 5 vakit namaz kılman, ramazan orucunu tutman, malının zekátını vermen, ömründe bir kez hacca gitmendir" der.

Adam yine "Doğru söyledin" der ve bu sefer de, "İhsan nedir?" diye sorar.

Peygamberimiz ihsanı şöyle tanımlar:

"Yüce Allah’a, O’nu görüyormuşcasına ibadet etmendir. Zira sen O’nu göremesen de, O seni görür!"

Adam yine tasdikler ve çıkar gider.

Hadiseyi hayretle izleyen Hz. Ömer bu ender görülen olayla ilgili izlenimini şöyle ifade eder:

"Biz bu adamın sorularına ve tavırlarına şaşırdık. Zira her sorunun akabinde sanki öğretiyormuş gibi ’doğru söyledin’ diyerek Peygamber Efendimizi tasdik ediyordu."

Peygamberimiz olayı şaşkınlıkla izleyenlerin meraklarını gidermiş ve şöyle demiştir:

"Bu Cebrail idi. Size dininizi öğretmeye gelmişti."

Cebrail’in bazen insan şeklinde geldiğini, özellikle de cennet ve rahmet ile ilgili ayetler indirdiğinde bu şekle büründüğünü biliyoruz.

Burada iman ve amelimizi, inanç ve ibadetimizi test edeceğimiz bir ölçünün, sarrafın önündeki hassas terazi gibi önümüze konduğunu görebiliyoruz.

İhsan makamına doğru yücelme, Allah ile muhteşem bir bağ kurma, O’nun her an bizi gördüğünün şuuruna varma!

Dinin amacı ve günahın kırılma noktası bu olsa gerek.

Sen O’nu görmüyorsun, ama O seni görüyor.

Sen unutuyorsun, ama O unutmuyor.

Sen aldatabiliyor, aldanabiliyorsun, ama O aldatmıyor da, aldanmıyor da.

Sen başkasından gizleyebiliyorsun, ama O’ndan gizleyemiyorsun.

Sen zihninden geçiriyorsun, O anında okuyor.

Farkına bir varabilsek! Ortada muhteşem bir mekanizma var... Biraz irkilsek ve düşünsek, "Allah tarafından hesaba çekilmeden önce, sen kendini hesaba çek!" ilkesini hatırlasak!

İman ve İslam derecelerinden ihsan zirvesine çıkabilmek için bu zihni ve kalbi sorgulamanın çok ciddi tarzda, hayatımızın her saniyesine dağılması gerekir. Sadece camide, mübarek günlerde, ihtiyaç halinde, bir musibet ve bela karşısında değil, hayatın zevklerine ölçüsüzce dalındığında bile yanıbaşımızda olması gerekir.

Dinimizin uygulatmaya çalıştığı ihsan makamı, imandaki bağımsızlığın cehennem korkusu veya cennet beklentisinin çok ötesinde tam bir teslimiyet ve sevgi merkezine oturtabilmekle elde edilebileceğini göstermekte.

Menfaat veya bir karşılık gelsin diye değil, sadece O razı olsun diye O’na yönelmek...

Menfaati hak edeceksen, zaten o gelip seni bulacak. Bu konuda kul, Rabbi ile içten ve sessiz bir pazarlık içinde olmamalıdır. Zira pazarlık, güvensizliği gösterir, emin olmamayı gösterir. Emin olunmayan bir durumda imandan bahsedilebilir mi?

Hz. Peygamber’in şu zarif ve berrak duası konunun özeti:

"Allahım! Sana teslim oldum. Ben sana inandım, sana güvendim. Yüzümü, gönlümü sana çevirdim!"

Başkasına değil, ötesine hiç değil!

Ve yine İbni Abbas’ın Peygamber Efendimizden bir nakli:

"Allah’ın buyruklarını gözet ki, Allah da seni gözetip korusun.

Allah’ın rızasını her işte önde tut ki, O’nu önünde bulasın.

Bir şey isteyeceksen Allah’tan iste. Yardım dileyeceksen Allah’tan dile!

Ve bil ki, bütün bir ümmet toplanıp sana fayda sağlamaya çalışsalar, ancak Allah’ın senin için takdir ettiği faydayı sağlayabilirler.

Yine, eğer bütün ümmet sana zarar vermeye kalksa, ancak Allah’ın senin hakkında hükmettiği zararı verebilirler!"

Ramazanın renkleri

Ramazan ayı tüm Müslüman áleminde her açıdan bir canlılık dönemi aynı zamanda. Camilere mahyalar takılır, ticari yaşam hareketlenir, sosyal yaşam daha eğlenceli ve renkli hale gelir.

"Şüphesiz iman edip salih ameller işleyen, namazı dosdoğru kılan ve zekatı verenlerin mükafatları Rableri katındadır. Onlara korku yoktur. Onlar mahzun da olmayacaklardır." (Bakara: 277)

Peygamber Efendimiz buyurmuşlardır ki:

"Sofralarında yetim bulunduran kimselerin sofrasına şeytan asla yaklaşamaz."
 
 
Logged

Her İnsan Ölecek Yaştadır....
« Yanıtla #1 : 18 Kasım 2009, 20:19:30 »
profilyakamoz
Kalb Rabble Beraber olursa Günah işlemez
Yeni Üye
*

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 39
Karizma Özellikleri
yakamoz Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #1 : 18 Kasım 2009, 20:19:30 »

Allah razı olsun GuLSu
Logged

Kalb Rabble Beraber olursa Günah işlemez
« Yanıtla #2 : 19 Kasım 2009, 17:25:29 »
Ziyaretçi
« Yanıtla #2 : 19 Kasım 2009, 17:25:29 »

ALLAH RAZI OLSUN ÇOK GÜZELDİİ ELLERİNE SAĞLIK
Logged
« Yanıtla #3 : 21 Kasım 2009, 14:23:40 »
profilGuLSu
Müminin Neşesi Yüzünde Hüznü Kalbindedir.....
Kıdemli Üye
****

Mesaj Sayısı Mesaj Sayısı: 418
Karizma Özellikleri
GuLSu Üyelik Bilgileri
« Yanıtla #3 : 21 Kasım 2009, 14:23:40 »

AMİN ECMAİN İNŞALLAH OKUYNA GÖZLERİNİZE SAĞLIK...

Logged

Her İnsan Ölecek Yaştadır....
Sayfa: [1] Yukarı git Yazdır 
« önceki sonraki »
Gitmek istediğiniz yer:  
MySQL ile Güçlendirildi PHP ile Güçlendirildi

XHTML 1.0 Geçerli! CSS Geçerli! Nurdua Theme by ElYaSe